Geçen yıl Rusya’ya gittiğimiz için ülke hakkında bir fikrimiz vardı. Merak ettiğimiz husus, bu kadar büyük bir uzaklığın (Moskova, trenle 9302 km)  bir fark yaratıp yaratmadığı, şehir ve insanlar üzerinde nasıl bir etkisi olduğu idi. Vladivostok, Rusya federasyonu’nun Pasifik’teki en büyük limanı ve Primoskij Krajeyaletinin idari merkezi. Golden Horn (Altın Boynuz) körfezinin ağzına yerleşmiş bir şehir ve Rus pasifik donanmasının da ana üssü....
Pusan’da(Busan) gemiden indiğimizde bizi şehir merkezine götürecek servis otobüsleri hazır bekliyorlar. Kore’nin en büyük, dünyanın beşinci büyük limanı olan bu şehirde yaklaşık yirmi dakikalık bir yolculuktan sonra tam meşhur balık pazarınınönünde, çarşı içinde iniyoruz. Daha önce şöhretini duymuş olduğumuz balık pazarını Kore savaşında kadınlar kurmuş. Bu nedenle “Aunties’ Market” (teyzeler pazarı) deniyor. Çalışanların çoğunluğu hâlâ her yaştan kadınlar. Hayatımızda böyle bir yer görmedik,...
Hokkaido adasının önemli limanı Muroran’dakaraya ayak basar basmaz yıllardır Japonlar hakkındaki düşüncelerimizin ne kadar yanlış olduğu, onların her zamanki tarzları ile “zarif bir şekilde” yüzümüze vuruluyor. Bu yanlışlığın kaynağı, seneler önce Thailand’da karşılaştığımız bir olay ve gördüğümüz bütün çekik gözlü insanları Japon kabul etmek gibi bir hataya dayanıyor. Pattaya’da sahilde Japon zannettiğimiz bir erkek, herkesin içinde son derece kaba bir tarzda bağırıp çağırarak karısını azarlamış ve on...
ABD’nin en kuzey eyaleti olan Alaska, gerek iklimi, gerek yerleşim merkezlerinin tarzı ve mimarisi, gerekse sosyal hayat açılarından, bulunduğu ülkeden çok Kanada’ya benziyor. Küçük ve tarihi yerleşim merkezlerinin korunmuş olması, eski kovboy kasabalarındaki binaların, barların, kiliselerin olduğu gibi muhafaza edilmesi, ayrıca kasabaların içine serpiştirilmiş tamamen turiste yönelik ve yöreye has hediyelik eşya, kürk, değerli taşlar, ambalajlanmış balık ve deniz ürünleri, örgü...
Her seyahat dönüşünde, “şu anda gezip döndüğüm ülkede olmak ister miydim?” diye kendimi yokluyorum ve verdiğim cevaba göre gerçekte oradan ne kadar hoşlanmış olduğumu anlıyorum. Özellikle uzun geziler sonrası yeniden evde olmak huzur ve güven verdiğinden, eğer bu soruya “evet“ dersem, orayı gerçekten sevmiş olduğum ortaya çıkıyor.  Bunlar, kendimi rahat, güvenli, mutlu hissettiğim ve pek çok açıdan yabancılık çekmediğim ülkeler. Epeyce yer gördükten sonra...