Aylardan Temmuz. İstanbul’dan St Petersburg’a uçuyor ve Neva Üstünde demirlemiş olan gemimiz Lenin’e yerleşiyoruz. St. Petersburg veya Leningrad veya Petrograd, Rusya’nın tarihî şehri, Büyük Petrotarafından 1702’de kurulmuş. 200 yıl Rus Çarlığının başkenti olmuş, 1914-24 arası Rus iç savaşı sırasında Petrograd olarak anılmış, Sovyet döneminde 1924-91 arası Leningrad olarak ismi değiştirilmiş, en sonunda Sovyetlerin dağılmasından sonra yönetim yeniden St. Petersburg adını halka sorarak almış. Baltık kıyısında Neva nehri üzerinde 42 ada üzerine yayılmış bir kültürel merkez ve eski, zarif binalarıyla meşhur. Tarihi binaları ile...
Geçen yıl Rusya’ya gittiğimiz için ülke hakkında bir fikrimiz vardı. Merak ettiğimiz husus, bu kadar büyük bir uzaklığın (Moskova, trenle 9302 km)  bir fark yaratıp yaratmadığı, şehir ve insanlar üzerinde nasıl bir etkisi olduğu idi. Vladivostok, Rusya federasyonu’nun Pasifik’teki en büyük limanı ve Primoskij Krajeyaletinin idari merkezi. Golden Horn (Altın Boynuz) körfezinin ağzına yerleşmiş bir şehir ve Rus pasifik donanmasının da ana üssü....
Fas ve Tunus komşu iki Kuzey Afrika ülkesi ama halkları birbirinden farklı. Faslılar esmer, uzun boylu, zayıf, hareketli çöl insanları. Fas, Okyanus’tan büyük kıtaya giriş noktası olduğundan, aynı  Panama’daki Cristobal ve benzeri diğer şehirler gibi kozmopolit, dünyanın heryerinden gelen insanlara çağlar boyu limanlık yapmış bir ülke. Fas tezatlar ülkesi. Yıllarca Fransız sömürgesi olarak kaldığı için herkes Fransızca konuşuyor. Hiç umulmadık şekilde trafik...
2008 yılı, Ağustos’un ortası geliyor, köyde bir türlü işler bitmediği için Karadeniz yolculuğumuza çıkmamız sürekli ertelenerek bu tarihi buluyor. En sonunda Doğu Karadeniz’de havanın bozacağı korkusuyla işleri yarım bırakıp bir sabah çekme karavanımızla yola çıkıyoruz. Sapanca-Gerede-Çerkeş-Samsun güzergâhıyla Karadeniz sahil yoluna iniyoruz. Hiç durmadan Hopa’ya kadar yol alıp, Hopa’dan Borçka’ya doğru tırmanmaya başlıyoruz. Niyetimiz, Macahel’de hava bozmadan Artvin ve civarını görmek, Kaçkar’lara çıkmak. Oraları görüp bitirdikten sonra batıya doğru...
Hokkaido adasının önemli limanı Muroran’dakaraya ayak basar basmaz yıllardır Japonlar hakkındaki düşüncelerimizin ne kadar yanlış olduğu, onların her zamanki tarzları ile “zarif bir şekilde” yüzümüze vuruluyor. Bu yanlışlığın kaynağı, seneler önce Thailand’da karşılaştığımız bir olay ve gördüğümüz bütün çekik gözlü insanları Japon kabul etmek gibi bir hataya dayanıyor. Pattaya’da sahilde Japon zannettiğimiz bir erkek, herkesin içinde son derece kaba bir tarzda bağırıp çağırarak karısını azarlamış ve on...
ABD’ne 2005 ve 2007 de iki defa gittik, birinde bir ay, diğerinde onyedi gün otomobil kiralayarak gezdik. İlkinde Florida, Mississippi, California- (San Diego’dan San Francisco’ya), Nevada, Arizona, Sonoma-Napa Valley, Pennsylvania ve Niagara şelâlesi, New York. İkincide yalnız Florida, South Carolina, Georgia’yı dolaştık. Bu notlarda iki gezinin ilginç kısımlarından alıntılar var. Amerika’ya ilk geldiğimde sanki daha önce defalarca gelmiş gibi hissettim. Her şey...
Her seyahat dönüşünde, “şu anda gezip döndüğüm ülkede olmak ister miydim?” diye kendimi yokluyorum ve verdiğim cevaba göre gerçekte oradan ne kadar hoşlanmış olduğumu anlıyorum. Özellikle uzun geziler sonrası yeniden evde olmak huzur ve güven verdiğinden, eğer bu soruya “evet“ dersem, orayı gerçekten sevmiş olduğum ortaya çıkıyor.  Bunlar, kendimi rahat, güvenli, mutlu hissettiğim ve pek çok açıdan yabancılık çekmediğim ülkeler. Epeyce yer gördükten sonra...
Arjantin'e gitmişken Uruguay'ı görmek için Buenos Aires'ten Plata nehrinin karşı kıyısına geçiyoruz. Ayrıca geminin ilk iki uğrak limanı, Uruguay'ın Punta del Este ve Montevideoşehirleri.  Buenos Aires’ten Buque Bus denen büyük ve hızlı yolcu teknelerine binip Plata nehrinin karşı kıyısına geçince başka bir ülkeye geçiyorsunuz. Ayni dili konuşan, benzer bir ülke; Uruguay, Arjantin’in taşralı, küçük akrabası. Önce Buenos Aires’i görmesem çok daha çekici bulacağım, daha fazla seveceğim, ama ne çare ki görmüşüm ve...
Çin’le ilk tanışmamız Quingdao limanında oluyor. Gemideki herkesin dikkatini çeken husus, şehrin ne kadar gelişmiş, büyük bir şehir görüntüsünde olduğu. Bu izlenim Çin’de gördüğümüz her yeni yerde pekişerek devam ediyor ve bu büyük ülkenin nasıl böyle kıyı, köşe gelişmekte olduğuna şaşarak hayranlık duyuyoruz. Bizim tatminkar bir şekilde daha yıllarca oturacağımız yedi-sekiz katlı eski konutların tamamını yıkıyor, yerine çok katlı, gayet...
Norwegian Crown gemisi ile Buenos Aires'tenkalkıp Horn burnunu dolaşarak Valparaiso'dason bulan 18 günlük bir Güney Amerika gezisini internetten buluyor, İstanbul'daki acentesinden yerimizi ayırtıyoruz. Doğrudan Arjantin'e uçmak yerine çocukluk arkadaşımın yaşadığı Amerika'nın Miami şehrine gidip, bir kaç gün hasret giderdikten sonra Buenos Aires'e yola çıkıyoruz.  Güney Amerika’ya Florida’dan uçuşu birkaç saat sanmaktayız, eh ikisi de güneyde ya ne de olsa! Yedi saat uçacağımızı duyunca aklımız başımızdan...

POPÜLER YAZILAR